İçeriğe geç
KORKMAZHukuk ve Danışmanlık

MakaleTicaret hukuku19 Eylül 20266 dakikalık okuma

Ticari davada zorunlu arabuluculuk: kapsam, süreler ve usul

Konusu bir miktar para olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Kapsama giren uyuşmazlıklar, başvuru usulü, süreler ve tarafların yükümlülükleri değerlendirilmiştir.

Ticari nitelikteki para alacaklarında doğrudan dava açılması mümkün değildir. Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca bu taleplerde arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiş olup, söz konusu aşama tamamlanmadan açılan dava, esasa girilmeksizin usulden reddedilmektedir.

Uygulamada arabuluculuk, dava yolunda tamamlanması gereken şeklî bir aşama olarak değerlendirilmekte ve süreç çoğu zaman hazırlıksız yürütülmektedir. Oysa kanunun tanıdığı altı haftalık süre, ticari uyuşmazlıkların önemli bir bölümünün yargılamaya intikal etmeden sonuçlandırıldığı aşamayı oluşturmaktadır.

Aşağıda dava şartının kapsamı, başvurunun usulü, sürelerin işleyişi ve tarafların yükümlülükleri sırasıyla değerlendirilmiştir.

Dava şartının kapsamı

Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinde ölçüt açıkça belirlenmiştir: anılan Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Şartın uygulanabilmesi için iki unsurun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Uyuşmazlık ticari dava niteliği taşımalı ve talep, bir miktar paranın ödenmesine yönelik olmalıdır. Kapsama giren başlıca uyuşmazlıklar şunlardır:

  • Ödenmeyen fatura bedelleri ile cari hesap alacakları
  • Ticari sözleşmenin ihlalinden doğan tazminat talepleri
  • Ayıplı ifa veya temerrüt nedeniyle uğranılan zararın tazmini
  • Taşıma, acentelik, bayilik ve distribütörlük ilişkilerinden doğan para alacakları
  • Ticari satımdan kaynaklanan satış bedeli talepleri

İtirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları 7445 sayılı Kanun ile madde metnine açıkça eklenmiştir. Bu düzenlemenin pratik sonucu şudur: ilamsız icra takibinin başlatılması için arabuluculuğa başvurulması gerekmemekle birlikte, borçlunun itirazı üzerine açılacak itirazın iptali davasından önce arabuluculuk şartının yerine getirilmesi zorunludur. Söz konusu ayrımın gözden kaçırılması hâlinde, aylar süren takip sürecinin ardından açılan dava usulden reddedilebilmektedir.

Ticari dava niteliğinin belirlenmesi

Başvurunun doğru yapılabilmesi, uyuşmazlığın ticari dava sayılıp sayılmadığının tespitine bağlıdır. Kanunda sayılan hâllerde uyuşmazlık, tarafların sıfatına bakılmaksızın ticari dava niteliği taşımakta; Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan doğan davalar bu kapsamda değerlendirilmektedir. Bunun dışında, her iki tarafın da tacir olduğu ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunduğu davalar ticari dava sayılmaktadır.

Ayrım uygulamada şu şekilde işlemektedir: iki ticaret şirketi arasındaki ödenmemiş fatura alacağı ticari dava niteliğindedir; aynı şirketin bir tüketiciye yaptığı satıştan doğan uyuşmazlık ise bu kapsamda değildir. Tüketici uyuşmazlıklarında, tüketici hakem heyeti sınırları ve 6502 sayılı Kanunda öngörülen ayrı arabuluculuk rejimi uygulanmaktadır.

Kapsam dışında kalan talepler

Her ticari uyuşmazlık dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. Talebin konusu bir miktar paranın ödenmesi değilse, şart uygulanmamaktadır.

  1. Konusu para olmayan talepler: tespit, ticaret unvanının terkini, haksız rekabetin önlenmesi ve şirket genel kurul kararının iptali gibi davalar.
  2. İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talepleri. Geçici hukuki korumalar bakımından mahkemeye doğrudan başvurulabilmektedir.
  3. İflas ve konkordato gibi, kanunun ayrı bir usule tabi kıldığı işler.
  4. Çekişmesiz yargı işleri.

İkinci madde alacaklı bakımından özel önem taşımaktadır. Arabuluculuk süreci devam ederken borçlunun malvarlığını elden çıkarması ihtimali, uygulamada en sık dile getirilen endişedir. Arabuluculuğa başvurulmuş olması ihtiyati haciz talebine engel teşkil etmemekte; şartların bulunması hâlinde mahkemeden ihtiyati haciz kararı alınarak alacak güvence altına alınabilmektedir.

Başvurunun yapılacağı büro ve yetki

Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna yapılır. Ticari alacak davalarında bu yer, kural olarak davalının yerleşim yeri veya sözleşmenin ifa edileceği yerdir. Büro, sicilde kayıtlı arabulucular arasından görevlendirme yapmakta; tarafların arabulucuyu birlikte belirlemesi de mümkün bulunmaktadır.

Anadolu yakasında faaliyet gösteren şirketler bakımından yetkili büro çoğunlukla Kartal'da bulunan İstanbul Anadolu Adalet Sarayı arabuluculuk bürosudur. Yetkisiz büroya yapılan başvuru sonuçsuz kalmamakta; karşı tarafın yetkiye itirazı hâlinde dosya sulh hukuk mahkemesine gönderilmekte ve mahkeme dosya üzerinden bir hafta içinde kesin olarak karar vermektedir. Buna karşılık bu aşamanın işletilmesi süreci uzattığından, başvurunun baştan yetkili büroya yapılması menfaate uygundur.

Sürenin işleyişi ve zamanaşımına etkisi

Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırmakla yükümlüdür. Bu süre, zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.

Sürecin alacaklı bakımından önemli bir sonucu bulunmaktadır: arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez. Zamanaşımı süresinin dolmasına kısa süre kalan alacaklarda başvurunun kendisi koruyucu işlev görmektedir.

İlk toplantıya katılmamanın sonuçları

Kanun, süreci işletmeyen taraf bakımından doğrudan bir yaptırım öngörmüştür. Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyeti sona eren taraf, açılan davada kısmen veya tamamen haklı çıksa dahi yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur; ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.

Sonuç itibarıyla, davayı kazanan taraf ilk toplantıya katılmamış olması nedeniyle her iki tarafın yargılama giderini üstlenebilmektedir. Bu nedenle davetin usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği ayrıca denetlenmelidir.

Arabuluculuk ücreti

Tarafların anlaşamaması hâlinde, iki saatten az süren görüşmelere ilişkin ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. İki saati aşan görüşmelerde fazla süreye ilişkin ücret, taraflarca eşit şekilde ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ödenir.

Anlaşma sağlanması hâlinde ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit olarak ve üzerinde anlaşılan tutar esas alınarak tarifeye göre karşılanır.

Anlaşma belgesinin niteliği

Tarafların ve avukatlarının yanı sıra arabulucu tarafından da imzalanan anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır ve doğrudan icraya konulabilir.

Ticari dosyalarda anlaşmanın esas getirisi, uyuşmazlığın makul sürede sonuçlandırılmasıdır. Bir yılı aşan yargılama süresi, bilirkişi ve keşif giderleri, kanun yolu aşaması ve bu süre boyunca tahsil edilemeyen alacak birlikte değerlendirildiğinde, tutarın bir kısmından feragat edilerek sonuçlandırılan dosya çoğu zaman daha elverişli bir netice doğurmaktadır. Ayrıca vadeli ödeme planı, teminat tesisi veya mal teslimi gibi mahkemenin hükmedemeyeceği çözümler bu aşamada kararlaştırılabilmektedir.

Anlaşmama hâlinde son tutanak

Görüşmelerin sonuçsuz kalması hâlinde arabulucu tarafından son tutanak düzenlenir. Dava açılırken bu tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur.

Anılan zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece bir haftalık kesin süre verilir; bu süre içinde de tutanak sunulmazsa dava usulden reddedilir. Son tutanağın muhafaza edilmesi, bu itibarla sürecin en önemli çıktısıdır.

Görüşme öncesi hazırlanması gereken belgeler

İlk toplantıya aşağıdaki belgelerle katılınması, sürecin somut bir zeminde yürütülmesini sağlamaktadır:

  • Sözleşme, sipariş formu, teklif ve taraflar arasındaki yazışmalar
  • Faturalar ile varsa cari hesap ekstresi
  • İrsaliye, teslim tutanağı ve taşıma belgeleri
  • Varsa keşide edilen ihtarname ve tebliğ şerhi
  • Alacağın işlemiş faiziyle birlikte güncel tutarını gösteren hesap tablosu

Son madde özellikle önem taşımaktadır. Arabuluculuk görüşmesi, tarafların tutar üzerinde müzakere edebildiği yegâne aşamadır; alacağın güncel tutarı hesaplanmış biçimde sunulmadığında görüşme somutlaşmadan sonuçlanmaktadır.

Değerlendirme

  • Konusu bir miktar para olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde arabuluculuk dava şartıdır.
  • İtirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da kapsam dahilindedir.
  • Süreç altı hafta olup, zorunlu hâllerde iki hafta uzatılabilir.
  • Başvuruyla birlikte zamanaşımı durur; ihtiyati haciz yoluna başvurulması mümkündür.
  • İlk toplantıya katılmayan taraf, davada haklı çıksa dahi yargılama giderinden sorumlu tutulur.

Ticari alacakların takibi ve dava şartı arabuluculuk süreçlerinin yürütülmesi, ticaret hukuku alanındaki çalışmalarımızın önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Usul kurallarının dava şartına bağlandığı bu alanda ilk adımın doğru atılması, sürecin tamamını belirlemektedir. Alacağınızın hangi hukuki yoldan takip edilmesi gerektiğinin değerlendirilmesi için büromuzdan görüşme talep edebilirsiniz.

Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda da benzer bir dava şartı öngörülmüş olup, bu konudaki ayrıntılar için kira tespiti davasına ilişkin yazımız incelenebilir.

Bu sayfadaki metinler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuz için avukatınıza danışın.

Görüşme talep edin